Dolar : Alış : 7.6630 / Satış : 7.6768
Euro : Alış : 8.9277 / Satış : 8.9438
output_LDYDOV
HAVA DURUMU
hava durumu

Cankiri27°CSağanak Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 16 Kategoride 894 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Sarıkamış Şehitlerini 8. Defa Andılar

06 Ocak 2020
Ana Sayfa » Çankırı Gündemi»Sarıkamış Şehitlerini 8. Defa Andılar
Sarıkamış Şehitlerini 8. Defa Andılar

Ebubekir KORKMAZ TÜRKAV Genel Başkanı, Zeki TOPTAŞ TÜRKAV Genel Sekreteri, Kazım KALKAN TÜRKAV Genel Başkan Yardımcısı, Kenan AKTÜRK Genel Başkan Yardımcısı, Emin TÜRKER Genel Başkan Yardımcısı Programa katıldılar.

Programın açılışında bir konuşma yapan TÜRKAV Çankırı İl Başkanı İsa BÖLÜKBAŞI şunları söyledi:

Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir.
Ölmezliği düşünmek boşuna bir emektir;
Kahramanlık; saldırıp bir daha dönmemektir.

Sızlasa da gönüller düşenlerin yasından
Koşar adım gitmeli onların arkasından.
Kahramanlık; içerek acı ölüm tasından
İleriye atılmak ve sonra dönmemektir.

Nihal Atsız Üstad, bu güzel vatan toprağı için bizlerin hiçbir fedakârlıktan kaçınmayacağımızı bu dizelerle veciz bir şekilde ifade etmiştir. Ölüm kutsal bir dava için yaşanacaksa, geri adım atmak vatan millet sevdalısı Türk milliyetçilerinin kitabımızda asla ve asla yazmaz.

Saygıyı en son damlasına kadar hak eden Sarıkamış’ta şehit düşen ecdadını unutmayıp beyaz soğuğa rağmen gelen vatansever Bey efendiler hanım efendiler, sevgili gençler, kıymetli basın mensupları.

TÜRKAV Çankırı İl Başkanlığı olarak bu sene Sekizincisini düzenlediğimiz geleneksel Sarıkamış Şehitlerini anma etkinliğine hoş geldiniz.

Türk Barış Gücünün Saraybosna’da konuşlandığı bölgede Türk Komutan bölgenin ileri gelenlerini toplar. bu bölgede ki ihtiyaç sahiplerini tesbit edin, nelere ihtiyaçları varsa bana bildirin Türkiye’den bunları tedarik edeyim der ve bölgenin ileri gelenleri ihtiyaç sahiplerini ve nelere ihtiyaçları olduğunu komutana bildirirler. komutan bu ihtiyaçları Türkiye’den getirtir ve bu bölge halkına dağıtılır. Tam bu sırada ileri gelenlerden bir tanesi komutana; komutanım 2-3 kilometre ilerde yaşlı bir nine oturuyor biz onu listeye yazmayı unutmuşuz fazla malzemeniz varsa ona da verebiliriz fakat şu an araç gidemez yol karla kaplı isterseniz biz bir şekilde ulaştırırız derler. Komutan önemli değil ben zaten her ihtimale karşı fazla malzeme istemiştim, siz bana orayı bilen bir kılavuz verin yeter ben askerlerimle beraber malzemeleri teslim ederim der ve yola koyulurlar bellerine kadar karlara bata çıka yaşlı ninenin evine ulaşırlar. Komutan kapıyı çalar içerden yaşlı nine çıkar ve hiçbir şey söylemeden siz Türkmüsünüz evladım der komutan evet Türk’üz yaşlı teyze bir gün geleceğinizi biliyordum ve sizi bekliyordum der.

Mazlumların kurtarıcısı, zalimlerin korkulu rüyası olan Türk milleti Balkanlarda beklenmektedir, Ortadoğu, Telafer, Türkmen Dağı, Musul, Kerkük Türk Devletinin şefkatli kollarına sarılmayı beklemektedir. Çünkü sen mazlumların umudusun, yetimlerin, kadın ve çocukların zalimlerden korunacağı güvenli limansın. Kafkaslarda, Doğu Türkistan’da, Filistin’de, Elbabda, Afrinde, Arakanda Batının Siyonistlerin zalimlerin hüküm sürdüğü Mazlumların ezildiği dünyanın her yerinde tıpkı Saraybosnalı yaşlı ninenin beklediği gibi beklenensin.

Vatan ne Türki’yedir Türklere, ne Türkistan Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan. Ey Türk evladı titre ve kendine gel

Ecdadımız Âleme nizam vermek için, İlayı Kelumetullah davası, Allah davası, Kızılelma Ülküsü için Saraylar bastı Demirden dağlar eritti.

 Akdenizi Türk gölü haline getirdi. Doğudan Batıya ne kadar Müslüman Türk varsa, dini dili ne olursa olsun zalimlerin pençesinde ezilen ne kadar insanlık varsa bunlara dün olduğu gibi bu günde Türkiye’ye getirerek değil bulundukları yerde kol kanat germek zorundasın.

Türk Milleti olarak şanlı tarihimizde sevindirici olayların olduğu kadar üzücü olaylarda olmuştur. İşte bu hüzünlü ve acı olaylardan bir tanesi de Sarıkamış’tır.

Yemen çöllerinde Yandık Sarıkamış’ta Donduk Çanakkale’de öldük Sakarya’da Dumlupınar’da dirildik.

Allahuekber dağında,

Zemherinin tam çağında,

Sarılıp donup kalmışlar,

Birbirinin kucağında”

dizeleri gibi destanlaşmıştır Sarıkamış Şehitleri.

37 yıldan beridir Rus ve Ermeni işgali altında bulunan Kars, Ardahan, Artvin ve Batum Rusların Fedailiğini yapan Taşnak ve Hınçak Ermenileri ve Rumlar Türklere yapmadıklarını bırakmıyordu. Köyleri basıp insanları öldürüyor mallarını yağmalıyor kadınlarını ve kızlarını kaçırıyorlardı halk çaresizdi. Ya sefil ve zelil bir şekilde yaşayacaklar ya da ölesiye kadınıyla yaşlı ve genciyle çoluk çocuk demeden Türk ordusuyla birlikte savaşacak durumdaydı. Türk ordusunun bir an önce gelmesini, bu zulümden, bu esaretten kurtulmak istiyorlardı.

22 Aralık 1914’te Enver Paşa komutasındaki Türk Ordusu bu bölgede ki Türkleri, mazlumları Rus ve Ermeni zulmünden kurtarmak için, buraların tekrar Türk yurdu olması için Doğu’ya sefer düzenler. Öncü kuvvetler Sarıkamış, Selim ve Kars’ın yol güzergâhındaki köyleri gizlice seferber eder. Türk ordusunun harekete geçtiğini haber alan köylüler Türk ordusuna yardım etmek için kadını yaşlısı, çoluk çocuk demeden harekete geçerler. Hayvanlar kesilir kavurmalar yapılır, buğdaylar kavrulup uzun süre bayatlamayan ekmek yapıp çorap kazak örüp keçeden çarıklar dikerler. Yıllardan beri Ermeni ve Rusların baskı ve zulmünden tahammül edemez duruma gelen Türk gençleri de Rusların ve Ermenilerin tehditlerine, takiplerine aldırmaksızın beline Palasını bağlayan sırtına azığını alarak silahsız donanımsız olarak Türk ordusuna katılmak için yollara düşerler.

Ana sakın bana Saruhanlı nere Sarıkamış nere deme Sarıkamış için ölmeyi bilmeyenler Saruhanlı için nasıl yaşar diyen vatan evlatları Sarıkamış harekâtına katılmak üzere yollara düşerler. Ulaşımın zor olduğu dönemde Anadolu’nun yiğit evlatları Trenlerle Ulukışla’ya gelecekler ve oradan yaya olarak Erzurum toplanma merkezine gidecekler ve harekâta katılacaklar. 1914 yılının Aralık ayı kışın en şiddetli günleri. Türk ordusu Aralık ayının sonlarına doğru Aşkale tarafından Allahüekber Dağına yönelir amaç Allahüekber Dağlarında aşarak düşman ordularını arkadan kuşatıp imha etmek istemektedir. Çok zorluklarla çıktıkları dağın üzerindeki Platoda tipiye tutulurlar. Ordunun büyük bir bölümü donarak şehit olur. Türk ordusu büyük bir talihsizlik olarak düşmanla savaşmadan iklimin azizliğine uğrar ve savaşamaz duruma gelir. Büyük kayıplar veren Türk ordusu 5 Ocak 1915’te Erzurum’a çekilmek zorunda kalır. 14 gün süren Sarıkamış harekâtı birinci cihan harbinin de en büyük savaşlarından birisidir. 120 bin askerin katıldığı Sarıkamış harekâtında, tarih 90 bin askerimizi şehit verdiğimizi yazmaktadır.

Çatışmalar bitip, ortalık durulunca Rus Kurmay Başkanı. General Pietroroviç

keşfe çıkar. Debelenip sırtındaki sandıkları atmaya tenezzül etmemiş iki katır. Yanında başları semaya dönük, altı masal güzeli Mehmed… Cephaneyi bir avuçlamışlar ki, biz hayatı ancak böyle avuçlayabiliriz. Öylesine kaskatı kalmışlar. Ve sağ başta Binbaşı Mustafa Nihat. Ya Rabbi, bu nasıl bir ayakta duruştur ki, sanki huzurunda diz çöküp sana yalvarıyor. Bütün gece yağan kar, fişeklerinin yuvalarını bile kapatamamış. Sol eli boynundaki dürbünü kavramış, sağ eli belli ki, semaya uzanıp rahmet dilerken taşlaşmış. O gür, kömür karası saçları beyaza bulanmış. “Bu müfrezeyi esir almayı çok isterdim, sırf o çocuklara bir tas sıcak çorba verebilmek için.

Teslim alamadım, zira bizden evvel Allah’larına teslim olmuşlardı. Sarıkamış şehitleri öyle bir üşüdüler ki onları hiçbir ateş ısıtamazdı, onları sadece Peygamber efendimizin sıcacık kollarının sardığı Cennette ısınırlardı.

Programımıza teşrif eden, Çankırı’nın ayazında şehitlerimizin yaşadıklarını kısa bir anda olsa yaşamayı göze alan, şehitlerimizi unutmayan vatan sevdalıları sizlere TÜRKAV olarak teşekkür ediyoruz.

15 Temmuz Şehitler Anadolu Lisesi Müdüründen öğretmenine, bütün personelin katkılarıyla sıcak bir tas tarhana çorbası ile içimizi ısıtırken Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere aziz şehitlerimizi yad edelim, onların aziz ruhlarına dualarımızı gönderelim. Ruhları şad olsun, mekânları cennet olsun.

Ne Mutlu Türküm diyene.

Ali Kesik hoca tarafından şehitlerimizin ruhları için indirilen hatmin duasını Ahmet ÇINAR hoca yaptı.

Duanın ardından yapılan çorba ikramı ile program sona erdi.

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZILARI

Tüm Yazarlar

Tasarım: Mutlak Web Bilişim Hizmetleri - Sponsor: Çankırı Firma Rehberi
error: Sağ Tıklama Kapalı