Dolar : Alış : 5.8410 / Satış : 5.8515
Euro : Alış : 6.5465 / Satış : 6.5583
output_LDYDOV
HAVA DURUMU
hava durumu

Cankiri28°CGök Gürültülü Sağanak Yağışlı

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 16 Kategoride 486 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

İstanbul, zillete teslim edilemez

01 Haziran 2019 - 287 kez okunmuş
Ana Sayfa » Çankırı Gündemi»İstanbul, zillete teslim edilemez
İstanbul, zillete teslim edilemez

MHP Genel Sekreter Yardımcısı Kadir Şekerci, 23 Haziran’da gerçekleşecek İstanbul seçimlerinde Binali Yıldırım’ın kazanması için MHP teşkilatlarının yoğun bir çalışma yürüttüğünü ifade ederek “Seçimden hayırlı bir sonuç alana kadar mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz” dedi.

“BİNALİ BEY KAZANACAK”

 -Sayın Şekerci; 31 Mart 2019 Mahalli İdareler Seçimlerinin temel tartışma konuları beka sorunu ve ekonomik problemler üzerinde gerçekleşmişti. Seçim sonuçlarını dikkate aldığımızda seçmenlerin nasıl bir mesaj verdiğini düşünüyorsunuz?

-Her şeyden önce beka ne demek kısaca değinmek istiyorum. Beka demek varlığını korumak, bulunduğu topraklarda kalıcı olmak, tehditlere karşı güçlü olmak demektir. Genel Başkanımızın da söylediği gibi beka sorunu yok demek, tarihi şark meselesine göz yummak demektir. Beka sorunu yok demek, millî mücadeleyi unutturmak demektir. CHP’nin adayı beka kavramının içini boşaltmak için elinden gelen gayreti göstermekte, beka da nedir gibi alaycı beyanlarda bulunmaktadır. Cumhur ittifakının kuruluş felsefesinde beka meselesi temel ögedir. Türkiye’nin beka meselesi yüzyıllık hatta bin yıllık meseledir. Tarihi bir hafıza ve hesap işidir. Türkiye’ye diz çöktürmek isteyen şer odaklarına karşı Ya istiklal Ya ölüm diyebilenlerin haykırışıdır. Beka demek Suriye’nin kuzeyinden Türkiye’yi kuşatmaya çalışanlara bu bölgede terör koridorları, garnizon devletçikleri kurmaya çalışanlara karşı tavizsiz bir karşı duruş demektir. Bizim anlatmak istediğimiz beka meselesi Türkiye’de belediye seçimlerini herhangi bir adayın kazanıp kazanmaması değildir. Cumhur ittifakının temsil ettiği bağımsızlık ve var olma iradesine karşı, Türkiye’yi güçsüzleştirmek ve kontrol altında tutup bölmek isteyenler karşısında, millî iradenin ve cumhur ittifakının başarılı olması ile ilgilidir.
Size başımdan geçen bir olaydan kısaca bahsedip beka meselesinin önemini vurgulamak isterim. 24 Haziran 2018 Genel seçimlerinde seçim bölgem olan Çankırı’da bir vatandaşımız; size bir şey anlatmak istiyorum, dedi. Buyurun dedim. Ben bugüne kadar kendimi ümmetçi olarak tanımlardım ama 15 Temmuz hain kalkışmasından sonra ülkücü olduğumu anladım dedi. Ben de neden böyle düşünmeye başladınız, diye sordum. Vatansız Milletin, Milletsiz de Ümmetin olamayacağını gördüm, dedi. Vatanımıza sahip çıkıp milletimizi korumalıyız, milletimiz var olduğu sürece de diğer Müslümanlara sahip çıkacaktır, dedi. Ortadoğu’da Müslümanların durumu herkesin malumudur, ülkemizi de bu karanlığın içine çekmek isteyen şer odaklarına karşı uyanık olmalıyız.
Ülkemizin ekonomisine Ağustos ayında başlatılan algı operasyonları sık sık tekrarlanmaktadır. Ancak güçlü Türkiye ekonomisi, döviz kurları üzerinden Türkiye’ye yapılan bu ekonomik görünümlü siyasi operasyonu püskürtmeyi başarmıştır. Ekonomik gelişmeleri yakından takip eden bir partiyiz. Hükümet rasyonel adımlar atmaya başlamış, kurdaki dalgalanma kontrol altına alınmıştır. Gerekli tedbirleri alma noktasındaki kararlılığı önemlidir. Bizde bu konu da tavsiyelerimizi hükümete iletmekteyiz.

YAKIŞMAYACAK BEYANLAR

-YSK İstanbul seçimlerinin yenilenmesiyle ilgili bir karar aldı ama açıkladığı 250 sayfalık gerekçeli karardan tatmin olmayanlar var. Rakip adaya haksızlık yapıldığını ileri sürüyorlar. Bu hususta neler söylemek istersiniz?

-YSK’nın İstanbul seçimlerini iptal kararını doğru ve yerinde bir karar olarak değerlendiriyoruz. CHP’nin adayı gerekçeli karar açıklanmadan önce YSK ya güveniyorum ve doğru ve tarafsız karar vereceğini düşünüyorum, diye beyanlarda bulunmuştur. YSK’nın gerekçeli kararının açıklanmasının akabinde kabul oyu kullanan üyeler ile YSK hakkında siyasi adaptan uzak ve bir siyasetçiye yakışmayacak beyanlarda bulunmuştur. Kendisini buradan bir kez daha kınıyorum. CHP İstanbul seçimlerini manipüle edip mağdur yaratma peşindedir. Asıl haksızlık İstanbul halkına yapılmıştır. Bazı ilçelerde sandıkların yeniden sayılması kararı verildiğini hepimiz hatırlamaktayız, 36 bin oy farkı görünüyordu, sayımdan sonra fark 13 bine kadar düştü. Hani hiçbir sorun yoktu? Bu yaşanan kirli oyunun farkındayız, dolayısıyla ortada bir mağduriyet varsa sorumlusu CHP zihniyeti ve onların paydaşı olan İp ve HDP’dir. İstanbul seçmeni bilinçlidir, feraset sahibidir sandık başında oynanan oyunun farkındadır.

İSTANBUL HALKI GEREĞİNİ YAPACAKTIR

-23 Haziran’da gerçekleşecek olan İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinde partinizin de bileşeni olduğu Cumhur İttifakının adayı olan Binali Yıldırım’ın kazanma şansını nasıl görüyorsunuz?

-Binali Bey devlet tecrübesi olan bir siyasetçidir. İstanbul Belediye Başkanlığı görevini en iyi şekilde yapacağından hiç şüphemiz yoktur. Başarılı bir seçim propagandası yapılmaktadır. Vatandaşlarımız iki aday arasındaki farkı net bir şekilde görüp Binali Beyi tercih edeceklerdir. Biz Binali Beyin seçimleri en az beş puanlık bir farkla kazanacağını tahmin ediyoruz ve bu yönde gayretlerimizi esirgemeyeceğiz. Vatandaşlarımızın da İstanbul’u ehline emanet edeceğinden en ufak bir şüphemiz yoktur. Kaldı ki rakip adayın gerçek yüzü son yaşanan gelişmelerden sonra ortaya çıkmaya başlamıştır. CHP’nin adayı terör örgütleri için tek bir eleştiri ve lanetleme ihtiyacı duymamış, hatta Selahattin Demirtaş için methiyeler dizmiştir. Ben bu şahsın ağzından FETÖ terör örgütü ile ilgili de tek bir kötü söz duymadım. Her geçen gün yeni bir rezillik yaşanmakta gerçek yüzü ortaya çıkmaktadır. En son bir esnaf ziyaretine kendisini dinlemek istemeyen genç bir kardeşimizi aşağılarcasına yüzüne vurup, ukalalık yapma demiştir. CHP’nin adayının geçmişi de buna benzer bir çok skandallarla doludur. 15 Temmuz şehidimiz Ömer Halisdemir’in adının bir caddeye verilmesine “İsim enflasyonu olur“ diyerek karşı çıkmış, ama Yaşam Vadisi olarak adlandırılan parkın tam ortasına “Türk Ordusu Kıbrıs’a geldiğinde kurtaracak tek bir Türk bile bulamayacaktır” diyen Rum Başpiskopos Makarios’un heykelini yaptırmaktan hiç çekinmemiştir. Dolayısıyla Cumhur İttifakı adayı ile bu zatın arasındaki fark bariz ortadadır. İstanbul halkı gereğini yapacak Binali Beye İstanbul’un anahtarını teslim edecektir.

MÜCADELEMİZDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ

-MHP olarak Binali Yıldırım’ın kazanması için nasıl bir seçim programı yürütüyorsunuz?

-Sayın Genel Başkanımızın tabiriyle MHP mitili İstanbul’a atmıştır. Şu an Genel Başkan Yardımcılarımız, MYK üyelerimiz Milletvekillerimiz ve İl başkanlarımız sivil toplum kuruluşları ile temaslarını aralıksız sürdürmektedirler. Ulaşabildikleri kadar ev ziyaretleri, apartman ziyaretleri yapılmakta sıkılmadık el bırakmamak için mücadele etmektedirler. Vatandaşlarımıza Binali Bey’in doğru bir aday olduğu ve bu görevi en iyi şekilde yapacağı anlatılmaktadır. Şu ana kadar 200 civarı hemşeri dernekleri ziyaret edilmiş, iftar ve sahur programlarında toplantılar yapılmıştır. Seçimden hayırlı bir sonuç alana kadar da mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.

MHP’NİN KAPILARI SONUNA KADAR AÇIKTIR

-HDP’nin sağladığı oy geçişinin yanı sıra iş dünyasından sanat camiasına kadar birçok alanda rakip adaya verilen açık bir destek söz konusu. Bu durumu neye yoruyorsunuz?

-HDP üç büyükşehirde İstanbul, Ankara ve İzmir’de aday çıkarmadı ve CHP’nin adayını destekledi. Kürt kökenli kardeşlerimizin oylarını bu ittifaka kanalize etmek istedi. Feraset sahibi Kürt kökenli kardeşlerimiz yaşanan gelişmelerin farkında. İstanbul’da Binali Beyi destekleyeceklerinden hiç şüphe duymuyoruz. Kürt kökenli vatandaşlarımızın oyları hiçbir partinin tekelinde değildir. Buradan bir kez daha Kürt kökenli kardeşlerimize seslenmek istiyorum: MHP’nin kapıları Kürt kökenli kardeşlerimize sonuna kadar açıktır. Ayrımız gayrımız yoktur. Sanat dünyasının CHP adayına desteği hususuna gelecek olursak; Sanat, bir duyguyu yaşayan insanın, o duyguyu bilerek ve isteyerek başkalarına aktarma olayıdır. Güzeli daha iyi gören, anlayan ve onu kendi görüş ve duygusuna göre ifade edebilen ender insanlara da sanatkâr veya sanatçı denir. Bizim sanatçılarımızdan beklentimiz, sanatsal faaliyetlerin dışında toplumu bilinçlendirecek tarafsız beyanlarda bulunmaları ve sanatlarını icra etmeleridir. Sanatçılarımızın, siyaset sahnesinde taraf olmalarını doğru bulmuyoruz. Elbette sanatçının da siyasi görüşü vardır kendini ait hissettiği bir camia vardır, bunlara saygı duyarız. Toplumu ayrıştıracak her türlü eylem ve söylemlerden uzak durmaları sanatlarını tarafsız icra etmeleri temenni ve beklentimizdir. Türkiye’nin üreten gücü, alın teri ve emeği olan sanayici ve iş adamlarımızın; ellerindeki ekonomik gücü çalışanları üzerinden istismar etmeye kadar gidebilecek biçimde bir siyasi adayın yanında saf tutmasını her aklıselim gibi biz de doğru bulmuyoruz. Ülkede istikrar, güven ve huzurun olması hepimizin dileği, iş dünyasının da ortak arzusudur. YSK’nın İstanbul seçimlerinin iptalinden itibaren CHP adayını destekleyen TÜSİAD’ın açıklamaları, aba altından sopa göstermesi, ülkemizin üretim lokomotifi iş dünyasına yakışmamaktadır. Hem içerde hem dışarda ateş çemberi ile sınandığımız şu günlerde onları aklıselim ile davranmaya politika yerine ülkemizin ekonomisine odaklanmaya davet ediyoruz.”

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İlgili Terimler :

BENZER HABERLER

KÖŞE YAZILARI

Tüm Yazarlar

Tasarım: Mutlak Web Bilişim Hizmetleri - Sponsor: Çankırı Firma Rehberi
error: Sağ Tıklama Kapalı